• Ana Sayfa
  • Ayhan Aydın
    • Özgeçmiş
    • KENDİMLE İLGİLİ KISA BİR DEĞERLENDİRME
    • Ayhan Aydın Arşiv Listesi
    • ŞAHKULU SULTAN DERGAHI GÖRSEL ARŞİVİ
    • Hakkındaki Yazılar
    • Hakkındaki Şiirler
    • Hakkındaki Haberler
  • Şiran
  • Söyleşiler
    • Dedeler
    • Babalar
      • BABAGAN (BALIM SULTAN ERKANI) KOLU
      • ÇELEBİLER KOLU
      • SULTAN SÜCEATTİN VELİ OCAĞI (DERGAHI) KOLU
      • ALİ KOÇ KOLU
    • Ozanlar
    • Yazarlar
    • Aydınlar Gazeteciler
    • Bilim İnsanları (Akademisyenler)
    • Kanaat Önderleri
    • Kurum Temsilcileri
    • Sanatçılar
    • Hocalar Mürebiler
    • İzzettin Doğan
  • Gezi Notları
    • Anadolu
    • Avrupa
      • Batı Avrupa Gezi Notları
    • İran
    • Suriye
    • IRAK
  • Yazılar
    • Basındaki Yazılar
    • Denemelerim
    • Etkinlik Haber Yorum
    • Cem Vakfı Yazıları
    • Kitapların Dünyası
    • Şiir Denemelerim
  • Kültür Sanat
    • Kültür Dünyası Söyleşileri
    • KÜLTÜR SANAT YAZILARI
  • Ahmet Hezarfen
    • Ayhan Aydın Kitap Yazıları
    • Osmanlı Arşivinde Aleviler Bektaşiler
    • Diğer Çeviri Belgeleri
    • Yazıları- Anıları - Görüşleri
    • Ahmet Hezarfen'le İlgili Yazılar
    • Ahmet Hezarfen Balkanlar(Rumeli)
    • Dergahlar Türbeler
      • Balkanlar Rumeli
        • Bulgaristan
          • Otman Baba
          • Demir Baba
          • Akyazılı Sultan
          • Ali Koç Baba
          • Elmalı Baba
          • Hüseyin Baba
          • Dallı Ali Baba Türbesi
          • Yunus Abdal
          • Saçlı Koçlu Babalar
          • Alan Mahallede Ali Baba Türbesi
        • Makedonya
          • Sersem Ali (Harabali) Baba
          • Sarı Saltuk
          • Hıdır Baba
          • Cafer Baba
          • Üsküp Halveti Tekkesi
        • Yunanistan
          • Seyyid Ali (Kızıldeli) Sultan
          • Ece (İce) Sultan
          • Nefes Baba
          • Atatürkün Evi Selanik
      • İran
      • Suriye
      • Diğerleri
      • Anadolu
        • Hacı Bektaş
        • Sultan Sucaettin Veli
        • Abdal Musa
        • Kolu Açık Acim Sultan
        • Seyyit Garip Musa
        • Haydar Sultan
        • Diğer
      • İstanbul
        • Şahkulu Sultan
        • Kurucu Ahmet Sultan
        • Garip Dede Türbesi
        • Erikli Baba Türbesi
        • Nafi Baba (Şehitlik)
        • Karaağaç
        • Karyağdı
        • Duvar Baba
    • Semahlarımız
      • Rumeli Semahları
      • Anadolu Semahları
      • Sultan Sucaettin Veli Ocağı-Dergahı Semahları
    • Atatürk Fotoğrafları
    • Etkinlik Fotoğrafları
      • Türkiye
      • Balkanlar
      • Avrupa
      • Diğer
    • İnanç Önderleri
      • Dedeler
        • Fetfi Erdoğan Dede
        • Aşık Ali Metin Dede
        • Hüsamettin Aydın (Seyyid)
        • Nevzat Demirtaş
        • Musa Küçük
        • Veli Akkol
        • Hüseyin Orhan
        • Celal Arslan
        • Dedeler Diğerleri
      • Babalar
        • Hakkı Saygı
        • Abidin Harman
        • Mehmet Şilli
        • Reşat Bardi Dedebaba
        • Babalar Diğerleri
      • Zakirler
      • Çelebiler
      • Dervişler
    • Cemlerimiz
    • Yazarlar
      • Abidin Özgünay
      • Baki Öz
      • Cahit Tanyol
      • Mehmet Yaman Dede
      • Mehmet Yardımcı
      • Refik Engin
      • Şevki Koca
      • Ahmet Hezarfen
      • Yazarlar Diğer
    • Ozanlar
      • Adil Ali Atalay (Vaktidolu)
      • Ahmet Akar
      • Ali Ekber Çiçek
      • Aşık Durmuş Günel
      • Aşık Veysel
      • Hüseyin Çırakman
      • Hasan Papur
      • Hüseyin Yorulmaz (Seyfili)
      • Aşık İhsani
      • Mahzuni Şerif
      • Muharrem Yazıcıoğlu
      • Murtaza Şirin
      • Müslüm Sümbül
      • Telli Suna Gölpek
      • Ozanlar Diğerleri
      • Ozanlarla İlgili Simgeler
    • Gümüşhane-Şiran (Kırıntı-Yeniköy
      • Yeniköy (2010) Sayı Sayma Oyunu
      • Yeniköy Kış - Güssün Aydın Cenaze 2000
      • Kırıntı Yeniköy Düğün 2003
      • Kırıntı Yeniköy
    • Ayhan Aydın
      • Hısım Akrabalarım-Arkadaşlarım
      • Cem Tv Proğramlarım
      • Ayhan Aydın Resimleri
      • Ayhan Aydın'ın İstanbulu
      • Ayhan Aydının Manzaraları Şehirleri
  • Önemsediklerim
  • Konuk Yazarlar
  • Site Haritası
  • Balkanlar (Rumeli)

Yoldaş Cana

Pazartesi, 23 May 2022 09:57 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 632

Yoldaş Cana

 

Yol nedir, pir nedir, hak ve hukuk nedir

İnsan olma vasfında gerçek can nedir

Sonu komşu hakkı, yaren olmak mıdır?

Muhabbet eyleyelim gel ey can dost seninle

 

Çağladı da yapraklar çağladı gönül

Namuslu ellerinde dertleri görür

Emek demek, hep paylaşmak demek midir?

Muhabbet eyleyelim gel ey can dost seninle

 

Açtı çiçekler gitti karanlık günler

Kan çekildi bitti çekilen çileler

Kavlimizdir yoldaşlar müsahipler

Muhabbet eyleyelim gel ey can dost seninle

 

Gülen yüzünde bu ne katıksız umut

Unut da geçen acı günleri unut

Toprak anaya sarılmak mıdır son murat?

Muhabbet eyleyelim gel ey can dost seninle

 

Cevheri insan olana can vereyim

Gerçek dost olana kul köle olayım

Ben bu ikrarı bin yıl olsa süreyim

Muhabbet eyleyelim gel ey can dost seninle

 

Ayhan Aydın

22 Mayıs 2022

 

Can parçamız, gerçek bir dost, gerçek bir komşu, eşi bulunmaz gerçek bir yoldaş, gerçek bir emektar can insan Sabri Taner’in aziz hatırasına…

Sabri Abimiz, 20 Mayısta İstanbul’da sonsuzluk âlemine göçtü, 21 Mayıs’ta Bursa Osmangazi İsmetiye Mezarlığı’nda toprak ananın bağrına sırlandı…

Nurlarda yatsın… Pahası biçilmez insan… Anısı bizlerledir, ölümsüzdür…

 

Kategori: Şiir Denemelerim

Kaya Bebek...

Pazartesi, 23 May 2022 09:56 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 644

Kaya Bebek...

Dün can dostumuz, komşumuz, kamil insan örneği Sabri Taner'i son yolculuğuna uğurlamak için Bursa'ya gidince mezarlığı gezdim. Her biri mezar bana çok dokundu. Ama bir mazlum yavrumuzun kabrine gelince daha çok duygulandım.

Bir şiir karaladım...

 

Kaya Bebek Kaya Bebek

Gözleri Hep Yaşlı Bebek

 

Aşıp da gitsem zorlu viran yolları

Eğri büğrüdür özü çürük kulları

Hazan olmuş solmuştur türlü bağları

Gitmiş de gelmez nazlı çağları

 

Dağları delip eleklerden elesem

Gönülleri kâbe bilip girebilsem

Dost cemalini nikap eyleyebilsem

Gitmiş de gelmez nazlı çağları

 

Dünya nere bu hal nedir bilemedin

Zenginler fakirleri ezer sezemedin

Haklılar hep horlanırlar duyamadın

Gitmiş de gelmez nazlı çağları

 

Evin barkın yoktur, bir yuvan yoktur

Nerededir diye hiç bir soran yoktur

Söyleyecek türlü dertli dilin yoktur

Gitmiş de gelmez nazlı çağları

 

Kaya Bebek Nazlı Bebek

Bir gün varırım ben de elbet

Gözleri de yaşlı bebek

Doyamadın ömrüne pek

 

Ayhan Aydın

21 Mayıs 2022

 

Bursa Osamangazi / İsmetiye Mezarlığı

 

Kategori: Şiir Denemelerim

Süleyman Metin Dedem… Senin Sevgilerin Ölümsüzdür…

Pazartesi, 23 May 2022 09:55 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 669

Süleyman Metin Dedem… Senin Sevgilerin Ölümsüzdür…

BÖLÜŞTÜK EKMEĞİ TUZU BÖLÜŞTÜK

Bölüştük ekmeği de tuzu bölüştük

Sevgi tohumu ektik yollara düştük

Aşk çağlayanı gönüllerde buluştuk

Şimdi hangi bilinmez çağlara göçtük

 

Sen bir pir idin erenler yatağında

Gah Munzur Dağı’nda, gah Abdal Musa’da

Mansur’un sırrı gizli bir mağarada

Şimdi hangi bilinmez çağlara göçtük

 

Yaren yoldaş eyledin tatlı konuşup

Bacı kardeş eyledin ağuları süzüp

Fidanlar ekip nice ilimli gençler biçip

Şimdi hangi bilinmez çağlara göçtük

 

Cevheri elbet seni arar bulurum

Ölene dek o kutlu yolu sürerim

Her daim senin saygını da sayarım

Şimdi hangi bilinmez çağlara göçtük

 

Ayhan Aydın

22 Mayıs 2022

 

2014 yılında Avusturya Viyana’ya gitmiştik. İkilik içindeki canlar vardı. Bizlere kapısını sonuna kadar Ali Temel Dedemiz açmıştı… Gönül var olsun…  Ataner Yıldırım Hocamız da vardı… Şimdi teker teker azalıyoruz…

 

 

 

 

 

Kategori: Şiir Denemelerim

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar Pirim Bektaş Veli’miz Var

Pazartesi, 23 May 2022 09:54 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 654

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar

Pirim Bektaş Veli’miz Var

 

Eba Müslüm Teberdar’ı

Baba İlyas Horasan’i

Pirim Pir Sultan Abdal’ı

Birlik meydanı kuralım

 

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar

Pirim Bektaş Veli’miz Var

 

Mansur Darına Duralım

Helal Lokmadan Sunalım

Rıza Kavline Varalım

Birlik meydanı kuralım

 

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar

Pirim Bektaş Veli’miz Var

 

Gönülleri birleyelim

Cemal cemale gelelim

İkilikten vaz geçelim

Birlik meydanı kuralım

 

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar

Pirim Bektaş Veli’miz Var

 

Dergâhları geze geze

Ocaklarda pişe pişe

Gerçekleri seze seze

Birlik meydanı kuralım

 

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar

Pirim Bektaş Veli’miz Var

 

Cevheri Abdal Dervişim

(Kalender Abdal Dervişim)

Yola tam gönül vermişim

Tatlı canımdan bezmişim

Birlik meydanı kuralım

 

Yar Ali Yar, Yar Ali Yar

Pirim Bektaş Veli’miz Var

 

Ayhan Aydın

19 Mayıs 2022

Şahkulu Sultan Dergâhı / Göztepe

 

Kategori: Şiir Denemelerim

İsmet Alıcı'nın Sabah Kasidesi Kitabı Üzerine

Pazartesi, 02 May 2022 08:56 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 655

SABAH KASİDESİ

Belli ki yaşamın içinde türlü çileler çekmiş, söyleyecek sözleri olan bir ezgili yürek İsmet Alıcı.

Geçen gün otobüs durağında beklerken, tüm heybetiyle yolculuk yaptığı otobüsten inip koşarak yanıma gelmişti beni görünce, Sabah Kasidesi isimli kitabını imzalayıp verdi gülen yüzüyle, imzaladı emekçi elleriyle… Ben de onu daha önce İsmet Abi, diye kaydetmişim telefonuma.

O yurduna, insanına, dünyaya sevdalı, bilinçli, mücadeleci, çevreci bir insan, duyarlı bir insan, dost bilip güvenle arkanızı dayayabileceğiniz namuslu bir insan…

Anadolu’lu olarak, İstanbul’da yaşamın labirentleri içinde yol almak, İstanbul’dayken toprağın, emeğin, hasretin, mazlumluğun değerlerini yaşatıp, bunların öyküsünü her daim heybesinde taşıyabilmek büyük hünerdir.

Kurşun gibi ağırdır burada hava, hiç affetmez garibanlığı, yalnızlığı, kimsesizliği, naçarlığı, tepesine mıhlarını birer birer büyük bir zevkle çakar acımasızca yaşam denen haydut sürüngen…

Sığınmaktır soluk almak için, sokulmak dost meclislerine, insan bildiğin gönüllere girmek, ışık aramaktır büyük şehirde yaşamak biraz da.

İsmet Abi’yle çok sık karşılaşmasak da, yine yayın dünyasının içinde, dergiler- gazeteler diyarı denilen, şair ve yazarlar, yayıncılar, gazeteciler uğrağı Cağaloğlu denen bir bilinmezlikler denizinde yol almaya çalışmışız. O da benim gibi epey zorluklar yaşamış, çileler çekmiş bu âlemde… Bu konularda kendisiyle zaten söyleşmek de istiyorum.

Ben böyleyimdir işte bir aydır, her zaman olduğu gibi birçok kitabı okudum bitirdim, iki kitap hala yarım beni bekler çok sevdiğim halde durur orada, bir de yeni başlamışım iki kitaba birden…

Ama aldım elime dostun kitabını, bağrında hasret türküleri sakladığını hemen anladığım o duygu insanının kitabını; sarıp sarıp beni tekrar tekrar okutturan, düşündüren, duygulandıran şiirler harmanında yoğrulurken, gâh çıktım galaksilere, gâh indim ince dallar kırılan yüreğimin en gizli derinliklerine.

Hayatım boyunca şiir okur dururum; her şeyimi orada arar, orada bulurum çünkü.

Yalan söylemeyen bir insanımdır, daha önce de kitapları çıkmış İsmet Abi’nin benim ilk okuduğum kitabı ise en son çıkan Sabah Kasidesi kitabı oldu.

Bilmem ki, bu kitap bana neyin dili oldu da; her zaman açılmayan, dışarıdan görülmeyen tılsımlı nasıl bir kapı oldu da şiir denen o büyülü dünyayı bir kez daha götürdü beni.

Kendimi bulduğum dizeler içinde ilerlerken; şairin gözlem gücüyle yaşamından kesitler sunmasının çok ötesinde, iyi bir şairde olması gerektiği gibi, kendisini çevreleyen hayat örgüsünün dışında bambaşka bilinmezlikler, bambaşka duygularla kaleme aldığı benzersiz şiirlerle karşılaştım.

Ama aynı zamanda ozanın dizeleri kendi dünyasını, yaşamının izlerini de bizlere hissettiriyor gibi.

İsmet Alıcı’nın şiirlerinde; çok yoğun duygular var, olabildiğince yalın katıksız bir hayat var, hayat kavgası var, ama aynı zamanda kaybolan insani değerler değil sadece her elini uzattıkça kendisinden uzaklaşan, hiçbir zaman yapamadığı, başaramadığı, çok istese de yaşamdaki özlemleri var, yok edilen umutları var, hayal kırıklıkları var sanki…

Çocuklar var, yüzünü ateşin içine atmış etini çığlık çığlığa yakan dervişler, demirden zırhı, cebinde hala tütün tabakası, metre ve tebeşiri olan yaşlı bir kaynakçısı var, serçeleri var elleri uzandıkça yanan, ağaçları, toprağı, emekçi insanları var…

Bir özlem, bir utku, bir hüzün, yapmak isteyip de yapamadığı onca şey kadar, tanıyıp sevdiği her birisi yüzlerindeki derin çizgilerle, belirgin izlerle birbirinden ayrılan, yaşamın içinden gönül verdiği insanları var…

İsmet Alıcı’nın şiirlerinde her şeyiyle insan var, kavga var, çiçeğe duran ağaç, suya hasret toprak, evlat sevgisi, yurt aşkı, bir devrimci yürek ve has bir insan kokusu var…

İyi ki bu şiirler var,

İsmet Alıcı iyi ki var.

O ve bu neslin insanları; onlar bu toprağın harmanı, ekini, bereketi, namus işçileri, görün gözü, işiten kulakları, düşünen onurlu sesleri…

İsmet Alıcılar hep var olsun, bu topraklarda; karanlığa, zorbalığa, yalnızlığa, sevgisiyle dirensinler; bu yurdun insanının direncini arttırsınlar…

Şiirle dolsun taşsın her yer; yaşam hep çağıl çağıl çağlasın derelerinden, kitaplarından, muhabbet meydanlarından bu yurdun…

Şiir oldukça, kitap oldukça, düşünen insan, mücadele eden insan oldukça yaşam sürekli sürekli kendisini her daim var etsin, sonsuza kadar bitmesin bizim insanlık türkümüz…

Gönlüne, yüreğine, kalemine sağlık sevgili usta, sağlıklı güzel günler dilerim…

Aşk ile muhabbet ile...

 

 

Ayhan Aydın

1 Mayıs 2022

 

Kitap: Sabah Kasidesi, İsmet Alıcı, Nitelik Kitap, Ankara, Nisan 2022

 

KİMSE YOK MU

 

bir boşluğa bıraksam kendimi

zamanı unutturan bir boşluğa

hafızasını yitiren bir ağaç gibi

yemyeşil kalarak buzların arasında.

 

korkuyorum bu kaosun içinde

görmeden hançerin geleceği yönü

sonra çığlık çığlığa bağırarak

kimse yok mu

kimse yok mu

kimse yok mu.

 

yılanlarla oynamaktan vazgeçin

mezar kazmayı bırakın

ateşe kömür taşımayı.

 

gerçek, yalnızca gerçek yoksulluk

gerçek, yalnızca gerçek bitmeyen acı

gerçek, yalnızca gerçek kan.

 

işte buzların içinde paramparça ruhumuz

bu korku boşluğunda

insan, canlı kalamaz

insan, insan olamaz. (Sayfa: 13)

 

BELKİ BİRİLERİ

 

burada kimse yok

kurumuş çiçekler otların üstünde, avcıların ayak izleri

aşkla dünyayı taşısın diyorum, solmuş yapraklarla dolmuş

yüreğim

sadece şiir yazıyorum, beyaz veya ışıklı bir türkü

bir çıbanı deşer gibi

ya da bir sanı, çamurlu, kükürtlü bir yağmurun altında kala kala

korna sesleriyle geçen araçlar ezmiş düşlerimi.

 

lütfen tahta eleklerinizi yakmayın

üstündeki iplikleri yeniden çekerim

lütfen at arabalarındaki atları öldürmeyin

akreple yelkovanı ben bükerim

lütfen bedenimiz bedenimize aktı kızıl demir ocaklarında

birkaç çanak çömlek değil aradığım.

 

böyle hızlı hızlı nereye?

böyle bastıran günbatımıyla konuşmadan

geçmişi öldüre öldüre, geleceği görmeden.

 

şaşma bu sözlerime, bir kelebek bile değilim

sensiz iki günlük

kendi varlığını rüzgara vermiş

ah lep kanatlarıma yapışmış geçmişin ve günün külleri.

 

belki sen, belki o, belki biz, belki yoksullar

belki emekçiler birliğin gülünü görür

ta derinlerde, ta suskun kala kala, ta baş eğe eğe

açılır zamanın yaraları belki

açılır terden şekillenen masavi güneş

görürler zorbaları, mazlumları, haksızlığı

kuşanırlar zamanların faryatlarını. (Sayfa: 55)

 

DERVİŞ

 

işte orada, yüzünü ateşin içine atmış

yakıyor etini çığlık çığlığa

bağrından kopartıp salıyor kapkara güvercinleri

sıyrılsın diyor, kilden, dumandan, hazdan beden.

 

fakir o, bir gülden fazlasını alamaz

ömür boyu tok olur tek bir üzümle

bedenin hapishanesinde tavlanır çileyle

hüznün kuyusunda parçalayarak sevinçleri.

 

kör etmiş tanrısı onu, kör, gözyaşlarının tuzuyla

kar serperek bütün dürtülerine köreltmiş. (Sayfa: 58)

Kategori: Kültür Dünyası Söyleşileri

Kahraman Özkök'le Bektaşilik Üzerine Söyleşiler

Pazartesi, 02 May 2022 08:54 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 1147

AYHAN AYDIN’LA ERENLER KATARI

KAHRAMAN ÖZKÖK

(ARAŞTIRMACI – YAZAR – REVAK KİTAPEVİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ)

AA: Sevgili dostlar merhaba. Yeni bir programda daha sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Erenler Katarı, geleneği yaşatan dedelerin, pirlerin, ozanların, âşıkların, sadıkların, Bektaşi babalarının sürmüş olduğu yolu bugün de yaşatanlar, var edenler, evet, erenlerin yolundan gidenler, ocaklardan, tekkelerden, dergâhlardan bugüne, Alevi-Bektaşi yolunun erdemleriyle yaşayanlar ve bugün de bu güzellikleri cemevlerinde, bulundukları mekânlarda var edenler… Evet, bugün stüdyo dışındayız, çok da istediğim, çok da hoşlandığım bir uğraş içindeyiz. Sevgili dostlar sağ olsun, var olsunlar, emekleri de daim olsun. Birlikte çıktık geldik Üsküdar’ımıza. Üsküdar ki inanç merkezi, Üsküdar ki güzellikler yurdu. O Üsküdar ki 1826 yılında Bektaşiliğin yasaklanmasıyla birlikte, bir Bektaşi önderi olan Kıncı Baba’mızın da maalesef idam edildiği bir yer ama biz sevgiler çoğalsın istiyoruz. Dostluklar çoğalsın istiyoruz. Bektaşiliğin erdemleri var olsun istiyoruz. O yüzden Üsküdar’da bir yayınevine geldik. Revak Yayınevi’ne geldik. Revak Yayınevi’nde, hayatını Bektaşiliğe ve farklı tarikatların tarihine adamış bir gönül insanı, yazar, Revak Yayınları’nın yayın koordinatörüyle birlikte olacağız. Dostlar, bir güzel mekân ki aynı zamanda bir tekke gibi, tekkede bulunan bazı önemli ritüellerin de yaşandığı, güzellikleri bize sergileyen bir mekan. Ondan da bahsedeceğiz, onun görüntülerini de size vereceğiz. Kahraman Bey sağ olsun var olsun zamanını ayırdı, bize kapılarını ve gönüllerini açtı. Kahraman Özkök, merhaba efendim, aşk olsun.

KÖ: Sefa geldiniz, sefalar getirdiniz.

AA: Sefanıza geldik, didar gördük, dost cemali gördük, şad olduk.

KÖ: Eyvallah.

AA: Nasılsınız sizler, iyisiniz?

KÖ: Şükür, hamdolsun, erenlerin himmetiyle ayaktayız. Sizi gördük daha iyi olduk.

AA: Eyvallah. Efendim, sizi sevgili izleyenlerimize biraz daha yakından tanıtalım, bir yaşam öyküsünü ve geçmişteki uğraşlarınızı alalım.

KÖ: Efendim, şunu okudum, bunu okudum, şunu yaptım, bunu yaptım, bizim yolumuzda 03.46 meseleler. Esas bizi alakadar eden, zannederim, seyircilerimizi de alakadar eden kısmı, fakirin boynunun pir kapısına, Ehl-i Beyt’e bağlı olduğu meselesidir. Onun dışında, Allah’ın lütf-u keremiyle, çocuk yaştan itibaren bu kapıya mensup kimselerle doğdum, büyüdüm. Onların terbiyesinde bulundum, onların bu yola olan aşklarını, hizmetlerini gördüm ve oradan da, cenab-ı Hakk hissemize ne lütfettiyse o zevkle, o hizmet şevkiyle yaşamaya çalışıyoruz.

AA: Biraz daha detay alacağım çünkü ulu bir dergâhtır bu dergâh ama aynı zamanda öncüleriyle vardır, babalarla vardır, anne ve baba tarafından da köklü bir Bektaşi ailesine mensupsunuz.

KÖ: Evet. Biz baba tarafından aslen Arnavut asıllıyız. Annem Türk’tür. Fakir, İstanbul doğumluyum, pederim de İstanbul doğumludur. Efendim, büyük büyük dedelerim, Arnavutluk’ta Fettah Baba derler meşhur bir zat var, o zatın kuzenleridir. Daha sonra Arnavutluk’tan Manastır’a geçmişler, Manastır’daki Hüseyin Baba Dergâhı, bizim büyüklerimizin mensup olduğu dergahtır. Büyük nenem, dedelerim o dergâhtan nasip almışlar. Daha sonra 1938’de dedem ve babaannem İstanbul’a gelmişler. 1950’de Mısır Kaygusuz Abdal Âsitanesi son postnişini Ahmet Sırrı Dedebabaerenler İstanbul’a geldiği zaman, babaannem ve dedem kendisinden nasip almışlar. Babamın da ismini Sırrı Dedebaba koymuş. Efendim ondan 05.22 İstanbul’da meşhur halife babalardan Kâterin Dergahı son postnişini Ali Tahir Babaerenler ki kabr-i şerifi Şahkulu Sultan Dergahı’nda, Mansur Baba Haziresi’ndedir. O yine bizim aile yakınlarımızdan. Yani evimize gelip yatıp kalkıp bizimle, sohbet eden, alakadar olan bir zat. Ha keza İstanbul’un eski halife babalarından Ali Cemali Baba yine aile büyüklerimizden sayılır, manevi olarak. Sırrı Dedebaba’dan sonra babaannemle dedem Eyüp Sultan’daki Halife Ahmed Necmeddin Alpgüvenç Babaerenler’e intisap etmişler. Ondan sonra da sizin de yakinen tanıdığınız Halife Hüseyin Avni Özöz Babaerenler’e babaannem tecrid-i beyat etti. Fakir, Avni Özöz Baba’nın eline doğdum büyüdüm. İsmimi o okumuştur. Efendim, bütün, mektepe gitme erkanımı vs. hep hazret yapmıştır. Efendim, çocuk yaştan itibaren huzurlarında bulundum, safa nazarlarına mazhar oldum. Kendileriyle çok sohbetlerimiz olmuştur. Hatta fakire, sen herkesin içinde sual sorma, yalnızken sual sor, sorduğun zaman terletiyorsun fakiri, derdi. Efendim, binaenaleyh, sonra Hacıbektaş’ta Mücerret Salih Baba vardı, Girit asıllı. O zata gider gelirdik, o zatın sohbetlerinde, muhabbetlerinde bulunduk. Daha sonra fakir, şimdi bunları teferruatıyla anlatırsam bir program yetmez, pek çok kamil zevat ile,mürşidan ile huzurlarında bulunmak, son devrin insanlarını görmek nasip oldu. En ehemmiyet verdiğim mesele budur. Yani kazan dibi denilebilecek, efendim, eski erkanları, eski meydanları, eski dergahları, eski aşkı, eski şevki, eski zevki görmüş hakiki nazeninlerin huzurunda bulunmayı Hakk erenler fakire nasip etti. Eğer bir sermayem varsa manevi olarak, onların himmet ve safa nazarlarıdır, başka da bir faziletim yok.

Devamını oku: Kahraman Özkök'le Bektaşilik Üzerine Söyleşiler

Kategori: Yazarlar

Diğer Makaleler...

  1. Dursun Gümüşoğlu Baba İle Alevilik - Bektaşilik ve Kızıldeli Üzerine
  2. Ahmet Yaşar Ocak İle Balkanlar Üzerine Bir Söyleşi
  3. Son Dönemin Önemli Bektaşi İnanç Önderi – Şairi HAYDAR CEMİL BABA
  4. YENİDEN BULGARİSTAN’DA OLMAK…
  5. Aleviler, Siyaset, Belediyeler ve Cemevleri
  6. Mart 2022; Haberler, Etkinlikler, Ziyaretler, Hatırlatmalar
  7. Muzaffer İlhan Erdost'u Sevgi ve Saygıyla Anıyoruz...
  8. Haşim Turhan Dağdaki Derviş
  9. BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ…
  10. Dini Her Şeye Alet Etmek

Sayfa 18 / 93

BaşlangıçÖnceki13141516171819202122SonrakiSon

Ayhan AYDIN İnternet Sitesi  erenler@ayhanaydin.info E POSTA

İLKEZGİ SANATEVİ SİTE VE TEMA TASARIMI MUSTAFA KARAÇİFTCİ 0542 559 11 80.