AGOP USTA'YA ŞİİR
AGOP USTA
-Sevgili Agop Yıldız’a Sevgiyle-
Türküler söyledin sazın çalarak
Umut eker misin sen Agop Usta
Bazen derin derin düşe dalarak
Hakk’tan seker misin sen Agop Usta
Sen “doktum” dedikçe sana çattılar
Ekmeğine zehir zıkkım kattılar
Seni öz yurdundan söküp attılar
Özlem çeker misin sen Agop Usta
İnsan mı insana yapınca zulüm
Hak etmedi Hay’lar böyle bir ölüm
Sevgi şelalesi olmuşsun gülüm
Coşkun akar mısın sen Agop Usta
Nefret denen illet derde dert katar
Yine de şu kalbin insanca atar
Neden mazlumlara gün erken batar
Yürek yakar mısın sen Agop Usta
Fazlı’m dert söyler dertle inlersin
Ne düşmanlık besler ne de kinlersin
Hep dostluk türküsü söyler dinlersin
Balla şeker misin sen Agop Usta
Ayhan Aydın (Fazlı)
16 Mayıs 2016, Duisburg
(Anadolu’lu bir Ermeni olan Agop Yıldız’ın yaşadıklarını Kemal Yalçın’ın “Hayatta Kalanlar” isimli kitabından okudum. O gece yatamadım. Sabah özü bana ait olan bu satırları evinde kaldığım dostum Ezeli Doğanay şiir haline getirdi… Acıyı, hüznü, başarıyı Agop Usta’dan bir kez daha öğrendim. O aşkla, birkaç gün sonra, Ezeli Doğanay, Zeynel Meşeli ve Hollanda’dan canlar canı Şair- Ressam Nuri Can ve birlikte Hollanda’daki evine gidip kendisiyle tanıştım… İçli türkülerini dinleyip, gözyaşı döktüm… Şiirlerini topladığı yeni çıkan Anadolu’nun Nar Taneleri kitabını okudum… Kendisini hep sevgiyle anıyorum… )
Derviş Abdülmüttalip Bekiri ile Söyleşi 2016
Makedonya’daki Harabati Baba Tekkesi Görevli DervişiAbdülmattalip Bekiri (61) İle Bektaşilik ve Tekkedeki Son Dönem Babaları Hakkında Söyleşi Ayhan Aydın Abdülmüttalip Bekiri Derviş, 25 Mayıs 1955’de, Gostivar’da Zdunye Köyü’nde doğmuş. 1 Ocak 1987’de Tayyar Gaşi Baba’dan nasip alıp yola girmiş. Tayyar Gaşi’den Ağustos 1994’de Derviş’lik hırkası giymiş. Abdülmüttalip Bekiri; Bu Tekke’de görev yürüten Tahir Emini Baba ve şu anda Dedebaba olarak Tiran’da görev yürüten Ednond Brahimaj (Baba Mondi) ile de çalıştı, Sersem Ali Dedebaba (Harabati) Baba Tekkesi’nde dervişlik görevini yürüttü. Bu Tekke’de şu anda bir baba yok. Bu konu zaten eleştiriliyor. Abdülmüttalip Derviş, 22 yıldır aralıksız görev yürüttüğü ve kendisinden başka şu anda görevlisi, çalışanı ve sürekli kalanı olmayan bu tekkenin temel direğidir. Yol - Erkan Konuları, Baş Okutma ve Muharremde Yapılanlar… Sevgili Dervişim Bektaşilik burada her şeye rağmen tam anlamıyla yaşayan bir inanç. Burada “baş okutma” var. Nedir baş okutma? Muharrem (matem)’de buradaki Bektaşiler neler yaparlar? Sizde, Alevilerde Görgü Erkanı var, bizde de “Baş Okutma” vardır. Her muhip, her derviş, her baba, halifebaba, hepsi bu kuraldan, yani “Evliya Kanunu”ndan geçerler. Bektaşilikte yol kurallarında muhip olanlar muharrem ayında, matemden sonra, muharrem ayı boyunca büyük engeller yoksa, mutlaka baş okutmak zorundadırlar. Ama kişiler şehir dışında, yurtdışında olunca bu bazen aksayabilir. Ama genelde kural matemden sonra, muharrem sonuna kadar baş okutmasının yapılmasıdır. 1 Muharrem ile 10 Muharrem matemdir, yastır. Bu zamanda oruç tutulur, perhizlilik vardır. Bizde sefer ayında ve ramazanda nasip verilmez. Makedonya ve Arnavutluk Gezisi IV. Bölüm 2016
Makedonya ve Arnavutluk GezisiMakedonya Harabati Baba Tekkesi Ziyareti 20 Mart- 8 Nisan 2016 (IV. Bölüm) Ayhan Aydın Abdülmüttalip Bekiri ile peş peşe söyleşiler yapıyorum. Sonrasında ise bunları düzenleyip Youtoup’ta yayınlıyorum. Her bir söyleşinin arkasına fotoğraflar ekliyorum, bunları deyişler eşliğinde yayınlıyorum. Bunlar çok ilgi uyandırıyor. Derviş ve Dergahımıza her şey helaldir, ne yapsak azdır. Bu bir görev ve hizmettir. Bunları ölene kadar yapacağım… Hakk ölümün de hayırlısını versin… Kamera kayıtlarının dışında da Abdülmüttalip Bekiri’den bilgiler alıp kaydediyorum. Aslında Derviş’in Bektaşilik’le ilgili karanlıkta kalmış bir çok konuyu bildiğin şimdi daha iyi anlıyorum. 29 Mart Salı Sabah konuklar gelir diye çok erken Derviş’le söyleşimizin üçüncü bölümünü yapıyoruz. Derken konuklar akın etmeye başlıyorlar: Belçika’dan, Hollanda’dan ayrıca yine Belçika’dan Kanatlar Köylü bir Türk aile türbeyi ziyaret ediyorlar. Derviş’e şaşıp kalıyorum. Ağzım açık kalıyor daha doğrusu. Lisede öğrendiği Fransızca’yla hem Belçikalılara, hem de Hallandalılara derdini anlatıyor… Ben ki lisede Fransızca okumuş, bir de İstanbul’da Fransız Kültür Merkezi’ne gitmiştim, farkı gördüm. Biz koyun sürüsü yerine koyulan Türkler, Türkiye’de eğitim filan almıyoruz, ezbere yaşayıp gidiyoruz ve de çoğumuz doğduğumuz gibi yine hep ezbere ölüyoruz. Habil AlkanatMakedonya Kanatlar Köyü’nden. Konuya çok duyarlı. İki dernekleri varmış. Hem Belçika’da da kültürlerini yaşatıyorlarmış. İstanbul’da Kanatlar Köyü’nün varlığını hissettiriyorlarmış. Belçika’da Gent Kenti’nda yaşamlarını sürdürüyorlar. Kendisi ailesiyle türbeyi ziyaret etti. Çok büyük bir içtenlikle, Bektaşiliğin yaşaması konusunda çabalamak gerektiğini söyledi. İnsanların duyarsızlığından yakındı. Türkiye’de yerlerinin olduğunu hem Makedonya’ya, hem de Türkiye’ye gittiklerini söylüyor. Oğlu Kaya Alkanat’la da sohbet ediyoruz. Bektaşilik’le ilgili çalışmaları çok takdir ettiklerini, bu gelenekle bağlarını koparmadıklarını, gelenekleri yaşattıklarını söylüyor. Bayrampaşa’da da Kanatlar Köyü’nün varlığını köy derneğinin yaşattığını belirtiyor. İbrahim Manaf Baba Hakk'a Yürümüş..
İbrahim Manaf Baba (Dede) Hakk'a yürümüş...
Başımız sağ olsun...Çok sevdiğim, yolumuzun ulu dedelerinden birisi, Yunanistan'dan Türkiye'ye uzanan Seyyid Ali Sultan Ocağı/Dergahı'nın en büyük inanç önderlerindendi...Edirne Uzunköprü, Yeniköy'de yaşayan İbrahim Manaf çevresinde çok sevilen bir insandı... Ruhu Şad olsun, devri daim olsun.. Işıklar içinde sonsuza kadar uyusun...

Musa Çetinkaya Dede De Hakk'a Yürümüş...
Musa Çetinkaya Dede De Hakk'a Yürümüş...
Uzun yıllardan beri tanıdığım, bir çok kez söyleşi yaptığım, mütevazi bir kişiliği olan ve Aşık Ali Metin Dede gibi her çağrılan yerde gönüllü olarak Cemler yürüten, cemevlerinin aranan siması, şiirler yazan, Musa Çetinkaya Dede'nin de vefat ettiğini yeni öğrendim... Devri daim, menzili mübarek olsun... Işıklar içinde uyusun... Kendisiyle yaptığım bir kaç söylenin yazılarını aktarıyorum...
MUSA ÇETİNKAYA
(AĞUİÇEN - KOCA LEŞKER- (İMAM RIZA KOLU))
(Sivas’ın Kangal İlçesi’nin Minare Kaya Köyü)
(1933- Şubat 2017)
Yolum Muhammed’in yolu
Bilenlere canım kurban
Dört kapının erkânını
Bilenlere canım kurban
Talib olsan yola gelsen
Pirin divanına dursan
Tarikat cemine girsen
Girenlere canım kurban
Leşkeroğlu yolum haktır
Gerçeklere sözüm yoktur
Hakikati bilen çoktur
Bilenlere canım kurban
Alevilik ile dedelerle ilgili bilgilerinizi kimden / kimlerden öğrendiniz? Alevilik ile dedeliği babamdan öğrendim. Babam da babasından öğrenmiş o da babasından öğrenmiş.
Çocukluğunuz nasıl bir ortamda geçti? Çocukluğumuz babamın dedemin cemlerinde, sohbetlerinde görgülerinde gördüm. Dedemin cem ve cemaat toplantılarında bu bilgiyi öğrendim, babamın cem ve cemaatlerinde bu bilgilerini pekiştirdim.
Sizce dedeler kimlerdir? Kendinizi bir dede olarak nasıl tanımlıyorsunuz? Dedeler, Alevi toplumunun inançlarına göre, Hz. Peygamberin soyundan gelen evlat-ı resul Seyidi Saadet bu soydan gelenlere verilir. Kendimi dedemden bana miras kalan bir hizmet olarak görüyorum. Ocağımızın devamını sürdürmek Alevi toplumunu daha ileriye götürmek Aleviliği öğretmek için bu dedelik görevini yapmak için
Dedelik nasıl ve ne zaman doğmuştur? Dedelik Hz. Muhammedin zamanında Kırklar Meclisinde tarikat kurulduğu zaman Hz. Muhammed Kırklar Meclisine bir yönerge veriyor. Ey müminler diyor, bu Kırklar Meclisinde sizleri denetledim, araştırdım ancak bu mecliste tarikat kapısı kurulsa gerektir. Yollardaki cemaati de Hz. Muhammed soruyorlar, Hz. Muhammed sen emir et bizde senin tarikatını kuralım, diye. Hz. Muhammed diyor ki Ali sizin piriniz, hepiniz Ali’ye ikrar veriniz onun talibi olunuz, pirlik Ali’ye Cenab-ı Hakk tarafından Ali’ye tecelli etmiştir. Hz. Muhammed bu sözüne can-ı gönülden ikrar verip hepsi dar mensubu olup Ali’ye talip oldular. Ancak bu tarikat kapısının birinci olgusudur. Pirlik ve dedelik bundan başlar, Hz. Ali’nin soyundan gelenler onun torunları Seyitlik makamı verilmiştir bu Seyitlere toplum içerisinde dede ünvanı verilmiştir.
Soyunuzu gösteren bir seçere (soy kütüğü) var mı? Var. Seceresi olmadan dedelik yapamaz. Dedeliğin bir diplomasıdır. Bence hem engeller hem kısıtlar.
Dedelik görevini ne zaman, nerede ve nasıl yerine getirmeye başladınız? Bunu bize anlatabilir misiniz? Dedelik görevini aşağı yukarı 1966 yılından beri yapıyorum, İstanbul’da mahallede, münasip yerlerde cemimizi yapıyoruz. Perşembe günleri lokmasını niyaz alıp getiren taliplerle birlikte cem ortamında bir halka namazı kıldırıp cemaati bilinçlendirip, hoş görü sevgi barış bütün müşküller halledilip cemaat lokmasını alır. Cemimiz biter
Dede olabilmenin ya da iyi bir dede olabilmenin sizce koşulları nelerdir? Günümüzde geçmişten farklı olarak farklı yetenekler de gerekiyor mu, dede olmak için? Bilgi sahibi olması güzel ahlakla sahip olmak, turab olmak bencil ve kibirli olmamak bir talibi Muhammed Ali yolunda irşat edecek bilgiye sahip olmak. Tabi çok gerekiyor. Eskiden talipler bu kadar bilgili de değildi. Dedeler için sorun sıkıntı yoktu şimdi günümüzde taliplerin daha bilinçli olması okur yazar ve Alevilik kültürü içerikli kitapların vb. bir çok kitapların olması Alevi kesimin bilinçlenmesi nedeniyle dedelerin daha çok bilinçli aydın bilgili olması gerekiyor.
Atama veya seçim yoluyla Dede seçilenler olur muydu? Dikme dedeler var mesela. Bunlar hakkında neler söyleyeceksiniz? Olmaz, bunları yanlış görüyorum. Dedenin tüm görevleri tam anlamıyla yerine getiremez. Yapmış olduğu tüm yanlışlar dedeye ocağa ve Alevi kültürümüze mal olur. Taliplerin yol babından sorumluluğu olan bir hizmettir.
Dedelerin cemlerdeki işlevini anlatır mısınız? Dedesiz cem olur mu? Alevi toplumun inancı doğrultusundaki kültürünü tarikat üzerinde On iki hizmet üzerinde talibine hizmet olarak bunu uygular. Tabi ki dedesiz cem olmaz dedenin cem de mutlaka olması gerekir.
Şahkulu Alevi Akademisi Başladı… (Bahar Dönemi, 2017)
Şahkulu Alevi Akademisi Başladı…
(Bahar Dönemi, 2017)

Bu dönem üçüncüsü gerçekleştirilen, “Şahkulu Alevi Akademisi”nin ilk dersi dün, 11 Şubat Cumartesi günü yapıldı.
İlk günkü dersin altmış kişi tarafından takip edildiği ve Şahkulu Sultan Dergâhı Konferans Salonu’nda yapılan seminerler dizisinde; tarihsel ve güncel boyutuyla Aleviliğin birçok farklı boyutunun anlatılması-tartışılması amaçlanıyor.
Uzun yıllardan beri devam eden ve Türkiye’de Alevi kurumları arasında süreklilik bakımından en eskisi olarak kabul edilen, bu eğitim seminerlerine bugüne kadar birçok akademisyen-araştırmacı- yazar konuşmacı olarak katıldı-katılıyor.
11 Şubat 2017 Cumartesi günkü ilk dersten önce Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı Danışmanı Gazeteci – Yazar Necdet Saraç ve Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı Başkan Yardımcısı Hüseyin Taştekin birer kısa konuşmayla katılımcıları selamladılar.
Akademi’de birbirinden değerli konuşmacılar, birikimlerini aktardıkları konuşmalarıyla derslere katılanlar tarafından büyük takdirle karşılandılar.
Her biri iki ders saati süren ilk günkü derslerdeki konuşmacılar ve konuları şöyleydi: Araştırmacı – Yazar Süleyman Zaman “Aleviliğin Düşünce Dünyası”, Kültür Tarihçisi Mahir Polat “Alevilikte Liturji ve Temsili”, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zeynep Oktay “Alevilikte İnsan-ı Kamil”.
18 Mart 2017 Cumartesi günü, saat: 11.00-17.00 Arasındaki dersin konuk hocası Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ersal olacaktır. Her konuşması büyük bir ilgi ve merakla beklenen ve çok sevilen Mehmet Ersal Hoca’nın derslerdeki temel konuları: “Alevi Öğretisinde Temel Kavramlar ve Ritüeller” ve “Alevi İnancında Ocak Sistemi ve Hiyerarşi” olacaktır.
Tüm dostların dikkatine saygıyla duyurulur.
Şahkulu Alevi Akedemisi
Şahkulu Sultan Dergâhı Vakfı
Mekân: Şahkulu Konferans Salonu
Tel: 0216 368 55 25 – 0532 241 87 74
Mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Adres: Merdivenköy Mah. Ayışığı Sk. No: 7/1 Göztepe/Kadıköy – İstanbul
Devamını oku: Şahkulu Alevi Akademisi Başladı… (Bahar Dönemi, 2017)
Diğer Makaleler...
- PAŞA AKKAYA DEDE
- HÜSAMETTİN AYDIN
- Hayat Kırk Kapılı Bir Han
- SADIK KAYA DEDE İLE SÖYLEŞİ
- Seyyid Dursun Doğanay Dede Hakk'a Yürümüş...
- Yavuz Top'la Söyleştik..
- FERMAN TAKA'YLA SÖYLEŞİ
- Halk Ozanı Hüseyin Çeker İle Söyleşi
- Şahkulu Sultan Vakfı Alevi Akademisi Güz 2016 Bitti
- ŞAHKULU AKADEMİSİ DERSLERİ DEVAM EDİYOR

