AKP. REJİMİ CUMHURİYET DÜŞMANLIĞINA DEVAM EDİYOR…

AKP. REJİMİ CUMHURİYET DÜŞMANLIĞINA DEVAM EDİYOR…

 

AKP. karanlık rejiminin İstanbul valisi Davut Gül: "Her okulda mescit olacak. Okullarda cuma namazı kılınacak" şeklinde bir açıklama yapmış.

 

İstanbul Valiliği, İstanbul Valisi Davut Gül’ün imzasıyla 22. 04. 2026 tarihinde 39 ilçe kaymakamlığı ve ilgili kurumlara okullarda mescit alanı oluşturulmasına ilişkin yazı gönderildi.

Yazıda, öğrenciler ve eğitim çalışanlarının temel hak ve özgürlükleri kapsamında ibadet ihtiyaçlarının karşılanmasının önem taşıdığı belirtilerek, okul ortamlarında uygun ibadet alanlarının oluşturulmasının eğitim hizmetlerinin tamamlayıcı unsurlarından biri olduğu ifade edildi.

 

Bu cumhuriyetin temel değerlerine açıkça bir saldırı, laikliğin, din ve vicdan özgürlüğünün yok edilmek istenmesidir.

Demokratik bir anayasa yapıyoruz, diye halkı kandırmaya çalışan bu kafayla, 12 Eylül darbesinden bugüne, laik bilimsel eğitimi gerici ve dinsel eğitime dönüştürme gayretlerinde son aşamaya gelinmiştir.

Demokrasi ve laik eğitim düşmanı, yüz binlerce çocuğumuzun okullardan koparılıp sermaye düzeninde ucuz birer işçi, birer köle yapılmasının zeminini oluşturan sözde Milli Eğitim Bakanı gerici Lütfi Tekin'in gayretleriyle uyumlu bir şekilde çalışan AKP. bürokrasisi ülkeyi tam anlamıyla bir ümmet toplumu yapma konusunda kararlı adımlarla yürüyor...

"Demokratikleşme ve yeni anayasa hamleleri" denen gayretlerin göstermelik ve yine devlet nizamında Kürtlerin tek temsilcisi, Abdullah Öcalan'dır". Dayatmalarının da bir plan dâhilinde yürütüldüğü her geçen gün ortaya iyice çıkmaktadır.

Emperyalizmin kucağında binlerce insanın hayatını kaybettiği sözde “Kürt Haklarını” alıyoruz, adı altında yürütülen kanlı bir savaşta Kürt – Türk on binlerce insan hayatından olmuş, şehit edilmiş, bir ülkenin geleceğini inşa edebilecek belki trilyon dolarlık kaynaklar silaha ve başka yerlerde yok edilmiş, milyonlarca insanın hayatı sonsuza kadar kararmıştır.

Bir zamanlar faşist dedikleri Devlet Bahçeli’ye “büyük devlet adamı” diyen DEM.’liler “kurucu önderimiz” dedikleri katil Apo’ya özgürlük adına bir ülkenin tüm cumhuriyet değerlerini yok etmeyi göze almış görünüyorlar.

Daha dün İsviçre Lozan’da “Lozan Anlaşmasını” tanıyoruz diyen PKK. Militanlarının gölgesinde barış yapılacak, bu ülke daha özgür olacak öyle mi?

Bir de tüm bu karanlık oyunlara mazlum Alevi – Bektaşi toplumu da alet edilmek isteniyor.

Ne ilginçtir; sözde eleştirdikleri AKP. Rejinin dümen suyunda Avrupa’dan yönlendirmeyle Alevi kurumlarını etkileyip, bunca sorunumuz varken Aleviliğin en büyük değeri olan insan canı, insan hayatını almış katilbaşı Apo.’ya özgürlük için çalışan kafalar da bizim içimizde yollarına devam edecekler?

AKP. Rejiminin amacı çok net ve bellidir. Cumhuriyeti var eden tüm değerleri değersizleştirmek, işlevsizleştirmek, çürütmek ve yok etmektir.

Cumhuriyetin amacı olan özgürlükçü demokrasi, devrimci bir yönetim anlayışının yerine şimdi ki gibi padişahlığı getirmek, tem adam sultasıyla tüm demokratik hakları bir zümrenin emrine vermektir.

Bilimsel – laik eğitim yerine; ezbere dayalı, dini kaideleri temel alan bilim dışı eğitim sistemini yerleştirmektir.

Kişi hak ve özgürlüklerini “devlet ve din adına” istediği şekilde yok etme, kısıtlama haklarını kendinde gören bir rejim inşa etmek, bunu sürdürmek için tüm insan haklarının evrensel değerlerini yok eden sistemi inşa etmektir.

Ortadoğu’da ABD. ve emperyalist devletlerin destekledikleri “tek adam” monarşiyi bu ülkeye dayatmaktır.

Bugünkü başımızdaki muktedirin de çok sevdiği aslında İran’daki Molla Rejimi gibi bir rejim kurmaktır. Sözde bir meclis, tek kişi tarafından seçilmiş bir muktedirler meclisi, din uleması, toplumun kendince dini değerleri çerçevesinde yeniden şekillendirilmesi. Buna uymayan herkesin bir bahaneyle susturulması. Halkı fakirlikten kırılmış, yokluk çekmiş hiç önemli değil Önemli olan sarayın yarattığı bir azınlık sınıfın saltanat sürmeleri, rahat yaşamalarını sağlamak.

On binlerce insanını rejim muhalifi diye katleden İran Molla Rejimi’nin Türkiye’deki yardakçılarının Tayyip Erdoğan sevgisinin ardında yatan aslında budur.

Tek adam, “Din-i İslam” adı altında “şeriat” mahkemeleri, şeriat düzeni…

Bizler devrimci – demokrat insanlar, Alevi – Bektaşi toplumu; özgürlüklerden yanayız, barıştan yanayız, herkesin inancını dilediği gibi özgürce yaşamasından yanayız.

Yüzyıllardır bu topraklarda çok çileler çekmiş bir mazlum toplumuz.

Bugün cumhuriyete düşmanlık besleyen bir de kendilerine sözde solcu ve aydın diyen aşağılık zümrenin yıllar yılı “siz Atatürk”ü sevmeyin, laiklik ama Osmanlı da çok kötü değildi, milletyerein, dinlerin özgürlükleri vardı” diyen kafalar… Alevi kurumlarında yıllar yılı bizi yönettiler, bugün de yine aynı kafalar, sözde bazı akademisyenler bizleri adam etmeye çalışıyorlar.

Yüzyıllar boyunca katledilen, Maraş’ta, Çorum’da anne karnındaki çocukları şişleyen faşistler, Sivas’ta bizleri diri diri yakan yobaz sürülerinin kimler olduğunu bizler çok iyi biliyoruz.

Elbette cumhuriyette tek başına bizlere çok şey vermedi, hatta baskılar da görmeye devam ettik.

Ama sizler yeter oldunuz, “yeni Osmancılarla, 2. Cumhuriyetçilere, yeni rejim, yeni düzenlere, Apo’ya da özgürlük diyenlere” kol kanat geren satılmış aydınlar, sizleri de iyi tanıyoruz.

Sizin bir başka düşmanlığınız var cumhuriyet yönetimiyle. Sizleri de zamanla iyi tanıdık.

Artık durma zamanı değildir.

Artık umutsuzluk zamanı değildir.

Artık gerçekten bu ülkeye sahip çıkma zamanıdır.

Artık ülkenin geri dönülmez şekilde temel kurucu unsurlarının yıkılma dönemine gelinmiştir.

Bizler; emperyalizmin, NATO.’nun, ABD.’nin AKP. Karanlık rejiminin dayatmasıyla Ortadoğulu bir ülke yapılmak isteniyoruz.

Artık buna karşı bir araya gelme zamanıdır.  

Mecliste vicdanı olan tüm milletvekillerinin bu gerici kuşatmaya karşı harekete geçmeleri gerekiyor.

Çünkü demokratik sivil toplum kuruluşları, aydınlar, gazeteciler, onur ve vicdan sahibi herkes bu gerici barbar kuşatmalara karşı zaten seslerini yükseltiyorlar...

Bu güzelim ülke hepimizin…

Bu güzelim ve her gün yağmalanan benzersiz coğrafya hepimizin…

Bu benzersiz tarih, bu benzersiz kültür, uygarlık birikimleri hepimizin…

Bu yaşam, bu yarınlar hepimizin…

Biz Alevi – Sünni – Türk – Kürt – Sağcı – Solcu olarak çok bölündük hepimizi birleştiren CUMHURİYET ve CUMHURİYETİN DEĞERLERİ olmuştur.

Hepimizin kurduğu CUMHURİYET’imize HEPİMİZİN sahip çıkma zamanıdır.

Gericiliğe, barbarlığa, bölücülüğe, sahte oyunlara, NATO – ABD. – BATI – AKP. Karanlık rejimine hep birlikte karşı çıkma zamanıdır.

Hep birlikte el – ele verme zamanıdır…

 

Özgür ve bağımsız yarınlar aşkına,

 

Saygı ve muhabbetlerimle…

 

Ayhan Aydın

29 Temmuz 2026

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile