ESKİLER GİTSİN, YETİŞMİŞ İNSANLARIMIZ GELSİN…
Birer siyasi kimlik olarak var olmak isteyen, günü gün eden Alevi kurum başkanlarının boş çırpınışları, Kültür Bakanlığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'na yarıyor.
Neredeyse tüm Alevi Anma Etkinliklerini organize edip, dedeleri toplayan kurumun bu başarısı aslında Alevi kurumlarının yeteri kadar çalışmamalarından, şuursuzluklarından, tembelliklerinden, ileriyi göremeyecek kadar görme engelli olmalarından kaynaklanıyor.
Bana devlet çok güçlü, onun parası var, kadrosu var, demeyin...
Kırk yıldır meydanlar bu kurumlarındı.
Kişilerden, devletten, belediyelerden aldıklarını toplasak para yönünden çok da ağlayıp sızlamalarına gerek olmadığını görürüz. Zaten ne hikmetse hiçbir kurum başkanının zerre kadar geçim dertlerinin olmaması, tek bir kere bile bunlardan bahsetmemeleri kamilliklerinden değil, kentlerde fena bir yaşam sürmemelerinden kaynaklanıyor.
Elbette Alevi kurumlarında çok güzel şeyler de yapıldı...
Ama geçen süreyi hesaplarsak Aleviliğin kaybettiğini, kimi otokrat kafaların, kurumlara kazık çakan zihniyetlerin buralarda var olmaları ayrıcalıklarını yaşadıklarını görürüz.
Yani bunca yıl çok şey yapıldı diye, yapılmayanları ne yapacağız?
Bunun hesabını sormayacak mıyız?
Her birisini neredeyse ezberlediğimiz bu yıpranan yüzlerden, bu zihniyetten kurtulmadıkça Alevilik yara almaya devam edecektir. Sayısı hayli fazla olan, Alevilerin okumuş, kendisini ifade edebilecek kabiliyeti olan yeteneklerinin kurumlarda etkin olmalarına çok ihtiyacımız vardır.
Köy kurnazlığıyla kurumlara yerleşip bir türlü gitmeyen, ayda değil sene de bir iki kitap okumayan, kültür yoksunu, izan yoksunu, derinliği olmayan yöneticilerden bıktık usandık gayri...
Hay gayret, ha gayret...
Bakalım Tayyip Erdoğan'ı mı göndermek zor, bu kurumlara çökenlerden Alevileri kurtarıp, Aleviliği özgürleştirmek mi zor...
Muhabbet ehline...
Ayhan Aydın
3 Mayıs 2026
