Toplumsal Çürüme Her Yerde...
Şimdi hayatı boyunca bir ay bile bir cemevinde hizmet yürütmemiş, lafazan yazar müsveddeleri dişlerini gıcırtacaklar bana...
Yol, erkan, edep, saygı, kökler nerede kaldı?
Otuz yıl sonunda tüm cemevlerinin çevresinde kırk elli kişilik guruplar türedi...
Gidecek yerleri olmayan, hayata küskün, çocuklarına küskün, sisteme küskün bir kısmı yaşlı da olsa içinde gençlerin de olduğu bir insan kitlesi...
Bir işleri yok, kısmen dar gelirliler...
Sosyalleşememiş, sosyo pat özellikleri olan dünyayı dümdüz yaşayan bir çıkar gurubu...
Yaşlılarımız, anamız, canımız vs. deyip duygusal bakamayacağımız bir sorunlu kitle...
İnsanlarımızın tertemiz duygularıyla getirdikleri "lokma"lara saldırıp, "bedava" yemek sırasında birbirine yumruk atan, iki, üç kez tekrar tekrar yemek sırasına giren, yanlarında getirdikleri pazar çantalarını çeşitli erzaklarla dolduran, bazısı tuhaf kıyafetli bir kitle...
Bazısı sahte dede dua okuyup para alan, kimisi çok okumuş görünüp insanları aldatan kurnazlar...
Gelenlerden duygu sömürüsüyle bir şeyler isteyen, yerlere tüküren bir kitle...
Kitapla, okumakla, kültürle, aslında Alevilik'le de uzaktan yakından ilgisi olmayan bir yığın...
Yıllar yılı yönetimlerin vurdumduzmazlıkları, olaya ciddi şekilde el atılmaması nedeniyle kökleşen kronik bir vaka...
Burada bir dayanışma değil, yoksula sahip çıkma değil; basbayağı kimlik erozyonu var.
Tembelliği özendiren, dedikoduyu engelleyemeyen, eğitim, sağlık vd. yollarla kendilerine ulaşılamayan zavallı insanlar kümesi...
Eşi, oğlu, kızı ilgilenmeyince boşlukta kalan, sağlık sorunlarını bu kurumlar üzerinden gidermek isteyen bir insan yığını.
Alevi - Sünni diye bir köken farkı yok...
Farklı guruplardan insanlar burada kümelenebiliyor...
Soran yok, sorgulayan yok...
Yüreğindeki Alevi aşkıyla, insanlık sevgisiyle dergahlara, cemevlerine gelen tertemiz gençlerimizi, kadınlarımızı üzen, ürküden bir tablo... Bir de bunlar var...
Bulgur pilavı için birbirini ezen yığınlar...
Yoldan, yolaktan çıkmış bir kitle...
Her yönüyle yozlaşan, bozulan bir toplum olduk...
Laf ebeleri ha bre akıl versinler...
Laf ebeleri ha bre laf yarıştırsınlar...
Sorunları gözlerinin içine sokunca onlar da sana saldırırlar.
Geçen sene Hacı Bektaş'ta bir adam karısını öldürmüştü, Tunceli'de de kurban mafyası bir baba oğulu öldürmüştü değil mi?
Laf ebeleri toplumsal sorunlara da çözümler üretsek ne güzel olur, değil mi?
Muhabbet ehline...
Ayhan Aydın
17 Kasım 2025
